30.09.2009

Dimitar Berbatov

Su anda Manchester United - Wolsburg maci oynaniyor. Ikisi topukla ustuste bes tane pas atti, besi de birbirinden iyiydi...

29.09.2009

Benjamin ve kafein

Geçen sene bizim ofise hediye bir saksı çiçeği geldi. Türü benjaminmiş, sonradan öğrendik. Yersizlikten mecburen kapının önüne koyduk. Gerçi hala emin değiliz ama ben kendisine benjamin diye hitap ediyorum. Normal şartlar altında ölmesi gerekiyormuş. Ama ben üşengeçliğimden ofiste yapılan çayın, kahvenin dibinde kalanlarını da bu çiçeğin dibine döktüm...Allta gördüğünüz çiçeğin kendisi. Ölmek bir yana serpildi, yemyeşil oldu.




Ben doğal olarak bu çiçeğin niye ölmeyip böyle serpildiğini merak ettim. Aklıma çiçeğe verdiğim çaylar, kahveler geldi. Bilim adamları bu konuda kesin bir karara varamamış ama tartışılan teorilerden birine göre kahvede bol miktarda bulunan kafein içerdiği potasyum nedeniyle bitkilerin gelişmelerine gelişmelerini olumlu yönde etkileyebiliyormuş. İsterseniz evinizdeki çiçeklerde deneyin ama sorumluluk kabul etmem.

27.09.2009

Negroni

Dün akşam genelde İtalyan misafirlerin katıldığı bir davetimiz vardı. Negroni'de İtalyanların çok sevdiği aperatif bir kokteylmiş. İsmini sürekli bu kokteyli içen Floransalı bir Camillo Negroni'den almış.  Tarifi çok basit: 1/3 campari, 1/3 cin, 1/3 martini rosso (veya başka herhangi bir vermut). Bardağa bol buz ve bir dilimde portakal. Gerçekten sert içki sevenler çok beğenebilir ama ana çok sert geldi, sevmedim. Bence biraz portakal suyu ve sodayla inceltilirse daha güzel oluyor.


Haşlanmış yumurta

Oslo Üniversitesinde yumurta haşlamak ile ilgili bir araştırma yapılmış. Yemek kitaplarındaki 3 dakika kaynatırsanız rafadan, 5 dakika kaynatırsanız katı olur gibi sığ tariflerle yetinmeyen bilim insanları yumurta haşlanırken istenen sonuca ulaşmak için dikkate alınması gereken bir çok parametre olduğuna karar vermişler ve bunun sonucunda aşağıdaki formüle ulaşmışlar;


Yukarıdaki denklemde;

C                  : yumurtanın santimetre cinsinden çevresi
To                : yumurtanın ilk ısısı (buzdolabından mı çıkmış yoksa oda sıcaklığında mı)
Tvann           : suyun kaynama  sıcaklığı
Tplomme      : yumurta sarısının ulaşmasını istediğimiz derece, yani yumurtayı nasıl pişirmek istediğimiz.

Araştırmalara göre yumurtanın beyazı 62-65C arasında katılaşmaya başlıyor. Bu sıcaklıkta yumurtanın içinde sıcaklığa en duyarlı olan ve yumurta beyazının %12’sini oluşturan ovotransferrin proteini katılaşmaya başlıyor. Yumurta beyazının %54’ünü oluşturan ovalbumin ise sıcaklık 80C’ye ulaştığında katılaşıyor. Yumurtanın sarısı ise 65C’de katılaşmaya başlıyor, 70C seviyelerinde kayısı oluyor ve 80C’de tamamen katılaşıyor. Yumurtanın içindeki sıcaklık 80-90C seviyelerine geldiğinde yumurta tamamen katılaşıyor. Özetlersek;


Temperature / °C
Egg white
Egg yolk
65
Begins to set
Begins to set
70
Tender solid
Soft solid
80
Firm,
Solid
> 90
Firm, rubbery texture
Hard, crumbly texture


Her seferinde bu hesaplara girmememiz için bir de web sayfası hazırlamışlar...


Sırasıyla yumurtanın çevresi, yumurtayı istediğimiz kıvam, yumurtanın başlangıç ısısı ve irtifamızı belirledikten sonra yukarıdaki sayacı başlatarak yumurtamızı istediğimiz kıvamda haşlayabiliyoruz.

Benim kafama takılan tek bir nokta var. Bence yumurtayı haşlamak için kullandığımız suyun miktarıda sonucu etkiler ama metinde bununla ilgili birşey bulamadım...

Daha detaylı incelemek isteyenler için;

26.09.2009

Resim kalitesi, çözünürlük, dpi/ppi...

Bu aralar ev dekorasyonu için poster hazırlıyorum. Bu yüzden internet'ten indirdiğim resimlerin baskıda iyi sonuç verip vermeyeceğini önceden bilmem gerekiyor.

Dijital ortamdaki resimlerin kalitesini genelde DPI (dots per inch) cinsinden belirtilen çözünürlükleri belirliyor. Çözünürlük için kullanılan bir başka birim ise PPI (pixels per inch). DPI, yazıcı ve plotter gibi baskı cihazları, PPI ise tarayıcı, kamera veya monitör gibi görüntüleme cihazları için kullanılıyor. Bu iki birim genelde birbirinin yerine kullanılsa da aslında aynı şeyler değil.

Photoshop gibi resim düzenleme yazılımları genelde PPI kullandıkları için bizde bu birim üzerinden devam edelim. Biraz önce belirttiğimiz gibi PPI, pixel per inch yani her bir inçte (~2,54 cm) kaç tane resim hücresi bulunduğunu ifade ediyor. Güzel bir baskı kalitesi için resim çözünürlüğünün 300 ppi olması gerekiyor. Windows kullanıcıları resimlerin çözünürlüklerini, sırasıyla resmin üzerine sağ tuşla tıkladıktan sonra açılan menüden "özellikler" ve daha sonra "ayrıntılar" sekmesine tıklayarak öğrenebilirler.

Fakat özellikle büyük bir resim basmak istiyorsanız ideal baskı boyutunu bulmak için çözünürlük tek başına yeterli değil. Bunun için biraz hesap yapmak gerekiyor. Bunun için bir örnek üzerinden gidelim...


Önce çözünürlüğü öğrendiğimiz "ayrıntılar" bölümünden resmin piksel cinsinden boyutlarını öğreniyoruz. Yukarıdaki örnek için 3216 x 2136 piksel. Bu boyutları çözünürlüğe yani 300'e bölüyoruz. Bu da yaklaşık 10,7 x 7,1 inç yapıyor. Santimetre cinsinden hesaplarsak 27 x 18 cm. Kısaca örnek olarak aldığımız resmi 27x18 cm veya daha küçük boyutlarında basarsak iyi bir baskı kalitesi alabiliriz. Ama bu resimden A3 veya A2 boyutlarında bir poster basmak istersek çok da başarılı bir sonuç alamayız. 

23.09.2009

Echolocation


"Echolocation" yarasalar ve yunuslar tarafından yönlerini bulmak için kullandıkları yöntem. Kısaca yaydıkları çok yüksek frekanslı sesin yansımalarından çevrelerini kafalarında canlandırabiliyorlar.

Dün akşam "Criminal Minds" seyrederken benzer bir tekniğin insanlar tarafından da kullanıldığını öğrendim. Dil damağa dayandıktan sonra hızla geri çektiğinde çıkan sesin frekansı hayvanların çıkardıklarıyla kıyaslanamasa da  oldukça yüksek. Engeller ve nesnelerden yankılanan bu ses çevre ile ilgili çok ciddi bilgiler içeriyor. Belirli bir eğitim sürecinden sonra sesin yankısından çevredeki nesnelerin yeri, boyutu ve yoğunluğu tahmin edilebiliyor.

Daha detaylı bilgi isteyen buradan buyurabilir...  http://tinyurl.com/njxjyy 




22.09.2009

Yesil çay v.s. siyah çay

Siyah çay ve yeşil çayın ham maddesi aynı. Bildiğimiz çay yaprağı. Aradaki fark yaprakların toplandıktan sonra geçtikleri işlemlerden kaynaklanıyor.

Çay toplandıktan sonra paket haline gelene kadar dört işlemden geçiyor. Soldurma, kıvırma, fermantasyon ve kurutma. Siyah çay bu aşamaların tamamından geçerken yeşil çay fermantasyona sokulmuyor.

Yeşil çayın siyah çaya göre daha sağlıklı olduğunun iddia edilmesinin sebebi de bu fermantasyon aşaması. Fermantasyon sırasında çay yapraklarında bol miktarda bulunan güçlü bir anti-oksidan olan ECGg bozularak çaya rengini ve tadını veren başka maddelere dönüşüyor.




21.09.2009

Bayramda kahvalti


20.09.2009

FC Barcelona 5 : 2 Atletico Madrid

Isini cok iyi yapan bir zanaatkar veya sanatciyi seyrettigimde, o isi yapmak cok kolaymis gibi gelir bana. Barcelona'yi seyrederken futbol oynamak cok kolay gibi geliyor. Ilk yarim saatte 4 golle isi bitirip oyunu rolantiye aldilar. Hem de Iniesta'yla Puyol kenardayken. Gecen seneki 6-1'lik skorun korkusuda kolaylastirdi sanki islerini. Erken gelen ilk golden sonra zaten sallanan Atletico Madrid savunmasinin iyice eli ayagina dolasti. Barcelona'yi yenmek icin galiba gercekten ikinci bir top olmasi lazim sahada...

18.09.2009

Rıdvan

Herkesin bir cocukluk kahramani vardir. Benimkisi Ridvan. Baska da kahramanim olmadi zaten. Hayatim boyunca bir tek onun posterini astim duvarima. Biraz once berberde ogluyla tanistim. Her hafta halisaha yapiyorlarmis, nerede ne zaman oldugunu soyledi. En kisa zamanda gidip seyretmem lazim...

Nisan yağmurları

Anadolunun bir çok bölgesinde nisan ayında yağan yağmurlar kaplarda toplanarak daha sonra kullanılmak için saklanır. Hatta Mevlana'nın türbesinde bu yağmur suları koymak için bronz üzerine altın ve gümüş kakmalarla süslenmiş bir "nisan tası" vardır. Peki neden? 


Nisanda ilkbaharın gelmesiyle bitki ve ağaçların çiçek tozları, reçine, eterik yağları ve çiçek polenleri rüzgar ve hava akımlarının etkisiyle atmosfere karışır. İşte nisan ayında yağan yağmurların suyuna bu maddeler karıştığı için bu suların kullanımı ve içilmesi yararlı olabilir. Yoğun hava kirliliği olan yerler bu konuda tam ters etki gösterebilir.