30.12.2009

Kravat #2


Daha önce kravat ile ilgili yazmıştım. O zaman ilginç bir şey bulunca asıl konu kaynayıp gitti. Duygu kravat diye bir nesnenin neden hayatımızda yer aldığını sormuştu. Bu konuda bir kaç teori var ama en çok kabul göreni kravatın Hırvatistan kökeni olduğu.

Kravat köken olarak Hırvatça'dan geliyor, yazılışı "Kravata". Hırvat askerlerinin boyunlarına rütbelerini belli etmek için bağladıkları kumaş. 17 yüzyılda XIII. Lui'nin ordusunda yer alan Hırvat paralı askerlerinden esinlenen Paris modacıları bu kumaşı erkek modasına sokuyor. Daha sonra zaman içinde yukarıdaki resimden bugün kullandığımız formuna geliyor.

National Geographic



1888'den beri yayınlanan bütün National Geographic arşivini 160 GB'lık bir harici bellek'e kaydetmişler.  Bendeki hepi topu 30-40 sayının bile kapladığı alanı düşündüğümde benzer bir arşive sahip olmak için evden bir iki odayı gözden çıkarmak lazım. Bilim teknik'te bir kaç yıl önce kendi arşivini okuyucularına DVD'de hediye etmişti. Uykusuz, uzun geceler geçirmiştim bilgisayarın karşısında.

Etiket fiyatı 199 USD. Bizim memlekette satılır mı, satılırsa kaç paraya satılır bilmem?

2009

Richard Wisemann kendi blog okuyucuları arasında yaptığı ankette herkesten 2009'u 3 kelimeyle tanımlamalarını istedi. Daha sonra gelen cevaplarla aşağıdaki kelime bulutlarını oluşturmuş.

Erkeklerinki;



Kadınlarınki;


28.12.2009

Yazsız sene - 1816



Bu aralar mevsimler değişti. Yazlar yaz, kışlar kış gibi değil. Küresel ısınma bütün mevsimlerin dengesini bozuyor. Modern tarihte böyle bir dönem daha önce yaşanmış mı merak ettim.

Kayıtlara geçen en ciddi mevsim düzensizliği 1816'da yaşanmış. 1815'te Endonezya'nın Sumbawa Adası'ndaki Tambora Volkanı, patlama sonrası oluşan Tsunamilerle birlikte yaklaşık 100.000 kişiyi öldürdü. Bu insanlığın son on bin yılda gördüğü en görkemli patlamaydı. İnsanın kendi eliyle yarattığı patlamaların en büyüğü olan Hiroşima'nın tam 60.000 kat büyüklüğündeydi.

Patlamayla atmosfere püsküren toz, kül ve kum dumanı güneş ışınlarını bloke ederek Dünya'nın soğumasına neden oldu. Küresel sıcaklık yaklaşık 1 santigrat derece düştü. Çok ciddiye alınacak bir rakkam gibi gözükmemekle birlikte Dünya'nın termostatı çoğumuz düşündüğünden daha hassas. Patlamayı takip eden yıl sabah donları Haziran'a kadar devam etti ve ekilen tohumların çoğu yeşermedi. Kuzey Yarımküre'nin çoğunda kıtlıklar yaşandı. İngiltere, Fransa ve İsviçre'de çıkan isyanlarda insanlar tahıl depolarını yağmaladı. Sadece Kıta Avrupa'sında yaklaşık 200.000 kişi öldü.

Yukarıdaki tabloda aynı dönemde J.M.W. Turner tarafından yapılmış. Atmosferdeki yoğun toz nedeniyle gün batımları tablodaki sarı tonlarda yaşanıyordu.

Evrim ve bebekler


Bir çok canlı doğar doğmaz annesinden ayrı hayatta kalmayı başarabiliyor. Biz de durum farklı. Çok uzun süre ciddi anlamda bakıma ihtiyacımız var. Tarkan gibi kurtlar, Tarzan gibi şempanzeler büyütmediği taktirde hayatta kalmamız imkansız.

Peki Dünyanın efendisi doğduğunda neden bu kadar savunmasız? Sorunun cevabı evrim. Atalarımız bundan yıllar önce iki ayaklarının üzerine doğrulduğunda ağırlıklarını dengelemek için leğen kemikleri dolayısıyla doğum kanalları daraldı. Bu yüzden doğumlar bebeklerin beyni yeterli büyüklüğe ulaşmadan gerçekleşmeye başladı.

Ölüm oranları

Duke Üniversitesinden Ralph Keeney'in araştırmasına göre 1900'lerde insanların kendi davranışları sonucu ölümlerin (sigara, aşırı yemek, alkol/uyuşturucu kullanımı, v.b.) oranı %5 iken bu oran %55'e yükselmiş. Araştırmanın detayını bulamadım. Muhtemelen sadece ABD için geçerli ama sonuçlar gelişmiş ülkelerin geneline yayılabilir. Bizde bence daha da yüksektir.

24.12.2009

Rüştü-Valdes, Leo Franco-Ufuk


Rüştü 2003 yılında Barcelona'ya transfer olduğunda 30 yaşındaydı. Rijkaard'ın Rüştü yerine kaleyi teslim ettiği Valdes ise 21. Bu sene Galatasaray'a transfer olan Leo Franco 32 yaşında, Ufuk Ceylan ise 23.

Rüştü Barcelona'ya transfer olduğunda 2002'de Dünya üçüncüsü olmuş Türk Milli takımının kalecisiydi, Leo Franco'nun ciddi bir milli takım kariyeri yok.

Rüştü 3 Aralık'ta Türk basınına verdiği röportajda Rijkaard'ın dil sorunu nedeniyle kendisine forma vermediğini, önündeki defansla kendi anadilinde anlaşabilen Valdes'i tercih ettiğini belirtmiş. Galatasaray'ın geri dörtlüsü de tamamen yerli oyunculardan kurulu. Yani yine aynı kriter işlese Leo Franco maçları klübeden izler. Ama besbelli başka bir kriter var ve kale şu anda Leo Franco'nun.

Teknik direktörlerin oyuncu seçimleriyle ilgili genelde yorum yapmam. Sonuçta o oyuncu kadrosuyla birebir yaşayan, form durumlarını, psikolojilerini en iyi şekilde bilen takımın teknik direktörüdür. Ama bu kadar benzerlik üst üste gelince sormadan edemedim. Galatarasay'ı yakından takip eden Burak kardeşim bir yorum yapıp aydınlatır belki beni...

22.12.2009

360



Hollanda Merkezli 360 Cities Prag'ın panaromik resmini hazırlamış.

Fotoğraflar için 216 metre yükseklikteki Prag TV kulesinin tepesine bir Canon 5D mark II yerleştirilmiş. Hazırlanan özel robotla her çekimden sonra yarım derece döndürülen makine ile toplam 600 resim çekilmiş. Fotoğraflar toplam 40 GB. Photoshop'la bir haftada işlenen resimler sonunda 120 GB olmuş. Bitmiş fotoğrafın boyutu 192,000 x 96,000 piksel. Birazcık büyük yani...

Resmin adresi burada. Yakınlardaki arabaların plakaları bile çok net okunabiliyor.

TSL Panaroma



Burak pazar günü blog'unda TSL'nin ilk yarı değerlendirmesini yapmış.

Bende ligin ilk yarısını zirvede bitiren 5 takımın devre boyunca performanslarını merak ettim. Yukarıdaki grafiklere tıklarsanız yüksek çözünürlükte, anlaşılır şekilde görebilirsiniz. Şu anda ilk beşte olan bütün takımlar bir bölümde 5-8 hafta süren bir çıkış yakalamış ve bu dönemde de ilk üçü zorlamış. Sezonu erken açan Fenerbahçe ve Galatasaray bu çıkışı ligin başında yaptıkları için 10. haftaya kadar ilk iki koltuğu kapatmışlar, ilerleyen haftalarda formları düşünce yerlerini kısa bir süre de olsa alttan gelen takımlara bıraktılar.

İkinci yarı hazırlıklarını bütün takımlar aynı zamanda başlayacağı için değişik bir tablo izleyebiliriz.

21.12.2009

DNA




Kriminal dizilerin hayranıyım. CSI, NCIS, Criminal Minds, liste uzar gider. Bu dizilerle bu kadar haşır neşir olunca ister istemez DNA, parmak izi v.b. konularla da ilgileniyor insan.

Daha güvenilir olduğu için, özellikle gelişmiş ülkelerde adalet sistemleri giderek daha fazla DNA kanıtlarına endeksli olarak çalışmaya başlıyor. Fakat bu durum biraz risk altında. İsrailli bilim adamları laboratuvar ortamında DNA kanıtları üretebileceklerini ispatladılar. Ve bu kanıtları üretmek için herhangi bir genetik materyale ihtiyaçları yok. Daha da ilginci işlem herhangi bir biyoloji mezununun gerçekleştirebileceği kadar kolay.

DNA kanıtları iki türlü üretilebiliyor. Birinci yöntem çok az da olsa bir miktar gerçek DNA gerektiriyor. Hedef kişiden alınan DNA'nın miktarı "genom çoğaltma" yöntemiyle arttırılıyor. Herhangi bir insandan alınan kan santrifuj ile DNA içeren beyaz hücrelerinden arındırılıyor ve hedef kişinin DNA'ları bu kana aktarılarak istenilen miktarda kanıt üretilebiliyor. İkinci yöntem için genetik materyale ihtiyaç yok. Herhangi bir DNA veri tabanındaki bilgileri kullanarak da yine kanıt üretilebiliyor.

Bu durumun DNA bazlı kanıtların güvenilirliğine gölge düşürme ihtimali yüksek. Ama problemi yaratanlar çözümünü de hazırlamış. Laboratuvar ortamında üretilen DNA'nın yine kendilerinin geliştirdiği bir yöntemle tespit edilebileceğini iddia ediyorlar.

Daha fazla bilgi için www.nucleix.com

Anti-Amerika...



Araştırma yine PEW Global'dan. Aralarında Türkiye'nin de olduğu 25 ülkede Amerika'nın imajı incelenmiş. Obama'nın başkan seçilmesinden sonra durum biraz düzelmiş olsa bile durum hala kötü. Türkiye'de 2007'de %83'le zirve yapmış olumsuz imaj %69'a kadar gerilemiş. Araştırma genelinde Filistin(%82), Ürdün(%74) ve Mısır'dan(%70) sonra dördüncü sıradayız.

18.12.2009

UEFA Avrupa Ligi Son 32



Rubin Kazan - Hapoel Tel Aviv
Athletic Club - FC Anderlecht
Kobenhavn - Marseille
Panathinaikos - Roma
Atletico Madrid - Galatasaray
Ajax - Juventus
Club Brugge - Valencia
Fulham FC - FC Shaktar Donetsk
Liverpool - Unirea Urziceni
Hamburg - PSV Einthoven
Villareal CF - Wolfsburg
Standart Liege - FC Salzburg
FC Twente - Werder
Lille - Fenerbahçe
Everton - Sporting
Hertha - Benfica

Önce yazılan takımlar ilk maçları evlerinde oynayacaklar. Bizim kura fena değil. Bu turu geçersek ve Unirea büyük bir sürpriz yapmazsa Liverpool ile oynayacağız, ki bu pek iyi bir haber değil bence. Atletico'nun gruptaki performansı göz önünde bulundurulursa Galatasaray'ın kurası da fena değil. Bu turu geçenin rakibi Everton-Sporting maçının galibi.

İlk göze batan Ajax'la Juventus'un 1996 Şampiyonlar ligi finalinin rövanşını yapacak olmaları. Leo Franco'nun eski takımı ile ilgili bilgileri yeni hocasına aktaracağını sürmanşetten ilk hangi gazete yazar?

Şampiyonlar Ligi Son 16




Stuttgart-Barcelona
Olympiacos-Bordeaux
Internazionale-Chelsea
Bayern-Fiorentina
CSKA Moskva-Sevilla
Lyon-Real Madrid
Porto-Arsenal
Milan-Man. United

Turu geçeceğini tahmin ettiklerim koyu renkle yazdıklarım. İlk maçlar 16/17,23/24 Şubat, ikinci maçlar 9/10,16/17 Mart'ta.

17.12.2009

Intel



Bilenler bilir Fince de ve Türkçe de Ural-Altay dil ailesinde yer alır. Finlandiyalılar'la başka ortak özelliklerimiz de varmış. Yukarıdaki videoyu seyredemeyenler buradan web sitesini inceleyebilir.

Bunu yapanlar üniversiteli genç falan değil kelli felli mühendis. Bu arada kafalarıyla başta eliyle çaldığından daha iyi çalıyorlar.

8,5



Bu aralar işler biraz yoğunlaştı. Evde de puzzle yapmaya sarınca blog'u boşladım.

Sabah Çetin Altan'ın köşesinde okudum. Bir insanın boyu kendi karışının 8.5 katıymış. Denedim, bende tuttu. Formül elleri normalden büyük veya küçük insanlarda hata verebilir ama geniş bir kitlede doğru sonuç verebileceğine inanıyorum.

Meraklısına insan vücudundaki diğer oranlar için;

http://goldennumber.net/body.htm

14.12.2009

Yeteneksizsiniz



Şarkı sözleri ve kartların uyumuna dikkat! Adamın ne yaptığını anlayabilen varsa bir zahmet anlatsın.

11.12.2009

Zafer semadan gelecektir...



Yukarıda gördüğünüz arkadaş Hazerfen Ahmet Çelebi'nin geliştirilmiş versiyonu. SPELCO konsorsiyumunun yeni nesil paraşüt projesi Gryphon. Yüksek irtifadan yapılacak olan atlayışlar için özel olarak geliştirilmiş. Yaklaşık 180 cm genişliğindeki kanatlar sayesinde 5:1'lik bir süzülüş oranı var. Yani 9 km'den yapılan bir atlayış sonrasında 45 kilometre süzülme imkanı sağlıyor. Hezarfenin uçuşunun yaklaşık 3.5 kilometre olduğunu düşünürsek neden geliştirilmiş versiyonu dediğim anlaşılıyor. Ayrıca kullanılan malzeme ve tasarımın özelliği sonucu radara yakalanma olasılığı çok düşük.

Kırmızı balonları bulmuşlar



Fikri takip yapalım. DARPA'nın 40. yılı için düzenlediği yarışmayı daha önce burada yazmıştım. Amerika'ya dağıtılmış 10 tane meteoroloji balonunun koordinatlarını ilk bulan kazanacaktı.

Yarışma sonuçlanmış. Kazanan MIT'nin ekibi. Proje için bir web sitesi oluşturmuşlar. Siteye üye olduktan sonra arkadaşlarınızı davet edip kendi alt ekibinizi kurabiliyorsunuz. Bunu özendirmek için DARPA'nın koyduğu ödülü saadet zinciri mantığıyla dağıtmışlar. Yani balonu bulana 2000 USD, onu siteye davet edene 1000 USD, onu davet edene 500 USD....

10.12.2009

Sinan Bolat

Bir kalecinin manşetlere çıkması için gereken ne varsa yaptı Sinan. 6 ay içinde 2 mucizevi hareket...

İlk mucizesi geçen sene sezonun Belçika Liginin son maçından. Anderlecht ve Standard Liege son haftaya 74'er puanla girerler. Son maçlarda Anderlecht, Genk deplasmanında 2-0 öndedir. Sinan'ın takımı Standart Liege'de AA Gent önünde karşılaşmayı 1-0 önde götürüyordur. 92. dakikada hakem Standart aleyhine penaltı karar verir. Bryan Ruiz penaltıyı kullanır ve Sinan Kurtarır. Aşağıdaki video penaltı öncesi ve sonrası Standart tribünleri...



İkinci mucizede dün akşam gerçekleşti. Maçın son dakikasına girildiğinde Az Akmar, Standart karşısında 1-0 mağlup durumdaydı. Sinan yine sahneye çıktı ve 95+'da çıktı, kafayı vurdu ve eşine az rastlanan bir gol attı. Bu sonuçla AZ grupta 4. olup Avrupa defterini kapatırken Standart Avrupa Liginde yoluna devam etme şansı yakaladı. Aşağıdaki de golün videosu..



Belçika'lı spiker kendini kaybediyor... Burak ne diyor bu adam? :)

Şampiyonlar Liginden gelenler

Düşman kardeşle beraber Avrupa Liginde gruptan çıkmayı garantiledik. Şampiyonlar Liginde de sıralamalar belli oldu. Şampiyonlar Liginden Avrupa Ligine gelen potansiyel rakiplerimiz;

1. Juventus
2. Wolsburg
3. Marseille
4. Atletico Madrid
5. Liverpool
6. Rubin Kazan
7. Unirea Urziceni
8. Standart Liege

Google DNS

Dün blog'a koyduğum Google goggles videosu Youtube kaynaklı olduğu için bazı bilgisayarlarda görüntülünemiyor. Çaresi yine Google'dan.

Google çok yakın bir zamanda interneti hızlandırmak ve özgürleştirmek adına Google DNS hizmetini servise sundu. Google DNS'i kullanarak Youtube gibi yasaklı sitelere erişmek mümkün. Google DNS'i nasıl kullanabileceğiniz için açıklama;

Example: Changing DNS server settings on Microsoft Windows Vista
Go the Control Panel.
Click Network and Internet, then Network and Sharing Center, then Manage network connections.
Select the connection for which you want to configure Google Public DNS. For example:
To change the settings for an Ethernet connection, right-click Local Area Connection, and click Properties.
To change the settings for a wireless connection, right-click Wireless Network Connection, and click Properties.
If you are prompted for an administrator password or confirmation, type the password or provide confirmation.
Select the Networking tab. Under This connection uses the following items, click Internet Protocol Version 4 (TCP/IPv4), and then click Properties.
Click Advanced and select the DNS tab. If there are any DNS server IP addresses listed there, write them down for future reference, and remove them from this window.
Click OK.
Select Use the following DNS server addresses. If there are any IP addresses listed in the Preferred DNS server or Alternate DNS server, write them down for future reference.
Replace those addresses with the IP addresses of the Google DNS servers: 8.8.8.8 and 8.8.4.4.
Restart the connection you selected in step 3.

Kaplan saldırısı



Haber Milliyet'ten;
Hamburg’daki sirk gösterisi sırasında üç Bengal kaplanı, 28 yaşındaki terbiyecilerine saldırarak yüzlerce seyircinin önünde ağır yaraladı...
Bizde geçtiğimiz Pazar günü benzer bir manzarayla karşılaşabilirdik. Ekip olarak gittiğimiz Circo Di Madrid'de en sansasyonel gösteri Bengal kaplanlarınınkiydi. Muhteşem hayvanlar, hem korkunç hem de güzeller. Yanlış hatırlamıyorsam üçü yetişkin üçü genç toplam altı tane kaplan vardı sahnede. Özellikle genç kaplanların çok huzursuz oldukları hissediliyordu. Terbiyecileri kaplanları kontrol altında tutabilmek için deyim yerindeyse ecel terleri döktü.

Gerçekten adamın cesaretine hayran kaldık. Otoritesini göstermek için çok yakın mesafeden direk olarak gözlerinin içine bakıyor ve kaplan kafasını çevirene kadar gözlerini kaçırmıyor. Eğer içlerinden birisi kükrerse daha yüksek sesle bağırıp kaplanı susturuyor. En ufak bir hatanın nelere mal olabileceğini Christian Walliser'in başına gelenlerden görebiliyoruz.

9.12.2009

Google goggles



Videoyu göremeyenler için kısa özet. Google Goggles, Android işletim sistemiyle çalışan cep telefonları için geliştirilmiş yeni bir program. Programı çalıştırdıktan sonra cep telefonu ile fotoğraf çekerek veya sadece cep telefonunun kamerasını araştırmak istediğiniz nesne/resim/dükkan'a doğrultarak sonuçları görebiliyorsunuz.

5.12.2009

Türk sineması




Son haftalarda ne zaman sinemaya gitsek sürekli yerli filmleri tercih ediyoruz. Bu sezon gösterime 70 tane yerli filmin gireceğine göre bu sezon kolay kolay yabancı filme gidemeyeceğiz gibi gözüküyor. Bu durum önceden nasıldı onu merak ettim.

Yukarıdaki grafiklere baktığımızda gösterime giren yerli/yabancı film sayıları arasında ciddi fark var. 2009'a kadar bu fark yıllık 170 seviyelerindeyken bu sene 115'e kadar düşmüş. Türk sinemasındaki bu düzenli yükseliş trendi devam ederse 2010'da fark daha da azalabilir.

Gösterime giren yerli/yabancı film sayılarında çok fark olmasına rağmen 5 sezonluk dönemin toplam seyirci sayısı başa baş durumda. Bunun sebebi sinema izleyicisinin daha çok yerli filmleri tercih etmesi. Film başına ortalamalar hesaplandığında yerli filmler 4.5 kat daha fazla tercih ediliyor. Grafiklerde dikkati çeken bir başka nokta yabancı film seyircileri istatistikleri daha istikrarlı bir seyir izlerken yerli filmlerde bu durum oldukça değişken.

Dikkatimi çeken son nokta ortalama bilet fiyatları. Yabancı film bilet fiyatları ortalaması yerli filmlere göre daha yüksek. Ben şimdiye kadar gittiğim sinemalarda yerli/yabancı film fiyat ayrımı görmedim. Daha çok yerli film gösteren sinemaların fiyatları her iki türden de film gösteren sinemalara göre daha ucuz olduğu için böyle bir sonuç oluşmuş olabilir.

Dünya kupası gruplar ve maç tarihleri



Dün bizim için de çok önemli bir gün olabilirdi. Kura çekimini televizyondan naklen izleyebilirdik ama olmadı.Bir büyük turnuvayı daha ulus olarak televizyondan seyredeceğiz.

Gruplara gelince; herkes ölüm grubunun G grubu olduğunda birleşmiş gibi. Bence B grubundan da sürpriz sonuçlar çıkabilir.  Kura çekimin en kısmetlisi ilk torbadan ev sahibini çeken Fransa.

4.12.2009

Vizesiz seyahat




Son gelişmelerle Türkiye'ye vize uygulamayan ülke sayısı 55'e yükseldi... Vizesiz seyahat edilebilecek ülkeleri yukarıdaki haritada kırmızıyla işaretledim. Resme tıklarsanız daha büyük halini görebilirsiniz. Neredeyse bütün Güney Amerika'yı vizesiz gezebiliyoruz, bir tek Peru ayıp etmiş aralarında..

Antigua-Barbuda, Arjantin, Arnavutluk,
Bahamalar, Barbados, Belize, Bolivya, Bosna-Hersek, Brezilya,
Ekvador, El Salvador,
Fas, Fiji, Filipinler,
Guetemala, Güney Afrika Cumhuriyeti, Gürcistan,
Haiti, Hırvatistan, Honduras, Hong Kong,
İran, Jamaika, Japonya,
Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kolombiya, Kore Cumhuriyeti (Güney Kore), Kosova, Kosta Rika,
Libya,
Makau Özel İdare Bölgesi, Makedonya, Maldivler, Malezya, Mauritus,
Nikaragua,
Palau Cumhuriyeti, Paraguay,
St. Vincent-Grenadines, Singapur, Solomon Adaları, Sri Lanka, Suriye, Svaziland,
Şili,
Tayland, Trinidad-Tobago, Tunus, Tuvalu,
Uruguay,
Ürdün,
Venezuela.

2.12.2009

Kablolar



Kadınların evrimsel nedenlerden dolayı kablolara karşı bir husumetleri olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar çalıştığım bütün ofislerde, yaşadığım evlerde hayatım kabloları saklamakla geçti. Ama ne kadar uğraşırsanız uğraşın kabloları saklamanızın mümkün olmadığı durumlar da oluyor. Öyle durumlar için aklımızın bir köşesinde bulunsun...

Sharkpoon USBlanport




Çok başarılı bir alet. Kısaca USB bellekleri veya harici sabit diskleri herhangi bir bilgisayara takmadan direk networke eklemeye yarıyor. Malesef henüz misak-ı milli sınırları içerisinde bulunmuyor. Yurtdışı satış fiyatı 37 euro.