30.04.2010

Tiyatro

Son dönemde çok başarılı 3 tane oyuna gittik ama hiç birini yazmamışım.


Vahşet Tanrısı, çocukları kavga etmiş olan iki ailenin, bu sorunu karşılıklı konuşarak çözme çabasının kontrolden çıkmasını anlatıyor. 4 kişilik bir oyun; Ülkü Duru, Zafer Algöz, Zerrin Tekindor, İşdar Gökseven. Zerrin Tekindor bu oyundaki performansıyla "Yılın En Başarılı Müzikal Ya Da Komedi Kadın Oyuncusu" ödülünü aldı. Gerçekten bütün oyuncular çok başarılı ve oyun inanılmaz komik. 80 dakikalık tek perde oyunu hiç sıkılmadan ve aralıksız gülerek seyrettik.

Alevli Günler

Bizim gittiğimiz gün Levent Üzümcü rahatsız olduğu için muhasebeci Mensur rolünü "Gülşen Abi" dizisinden de tanıdığımız oyunun yönetmeni Yıldıray Şahinler oynadı. Muhtemelen o dizide oynadığı "Nejat" karakterini de çok sevdiğim için performansını çok beğendim. Okumayıp kasap olmayı tercih eden Hayri'yi Bahtiyar Engin oynuyor. Cem Davran, lenf kanserinden ölmek üzere olan Türkoloji profesörü Tarık rolünde. Tarık tengrizme inanan bir şaman olduğu için kendi inanışına uygun olarak öldükten sonra yakılmak istiyor. Tarık'ın bu isteğini gerçekleştirmek adına gittiği her devlet kurumunda karşısına polis, nüfus idaresi müdiresi, diyanet işleri yetkisi gibi değişik rollerde Erkan Can çıkıyor. Ve onun çıktığı rollerde, oyuncuların kendisi de dahil olmak üzere herkes gülme krizine girdi. Nüfus müdiresini oynadığı sahnede, muhtemelen daha önce kullanmadığı aşırı komik perukla sahneye çıkınca Cem Davran yaklaşık bir dakikalık gülme krizine girdi.

Alevli Günler, bu üç arkadaşın, ölmek üzere olan Tarık'ın son dileğini yerine getirebilmek için devlet kapısında başına gelen olayları çok komik bir dille anlatıyor. İşin daha da komiği bu hikayenin gerçek hayatta da yaşanmış olması. Ankara'lı Cahit Bolat nüfus cüzdanının din hanesine Şaman yazdırmak istemiş ama mahkeme semavi din olmadığı için bu talebi kabul etmediği gibi Hukuk Muhakemeleri Yasası'nda sayılan hallere uymadığı gerekçesiyle kendisini 172 lira idari para cezasına çarptırmış.


Bu oyununa Süveyda Teyze ısrarıyla gittik. Hayatımda ilk defa bir tiyatro oyununa yer bulmak için internet başında biletlerin satışa çıkmasını bekledim. Zaten dün salon merdivenler dahil tamamen doluydu. İstanbul trafiğinin de azizliğiyle son dakika da ancak yetişebildiğimiz için yerimizi gasp etmeye çalışan "davetlilere" gösterdiği cansiparane mücadele için Süveyda Teyze'ye ayrıca teşekkür ediyoruz. 

Profesyonel, Yugoslavya'daki bir edebiyat adamının ve onu 16+2 yıl takip eden gizli polisin hikayesi. Edebiyat adamı Yetkin Dikinciler, gizli polis ise Bülent Emin Yarar. Yetkin Dikinciler'e aşinalığımız var ama Bülent Emin Yarar gerçekten bizim için soru işaretiydi. Tek kelimeyle mükemmeldi, zaten Lucca rolüyle gösterdiği performansla bu yıl en başarılı erkek oyuncu ödülünü de almış. Aslında kendisini daha önce Cyrano De Bergerac ve Çayhane'de seyretmişiz. Ama iki oyunu da AKM'nin balkonundan seyrettiğimiz için gruptan bu oyunlarda rol aldığını anlayabilen çıkmadı. Bende yazıyı yazmadan önce wikipedia'dan öğrenebildim. Ki kendisi Çayhane'deki performansıyla da 2005'te yılın en başarılı erkek oyuncusu ödülünü almış.

Hiç yorum yok: